BİYOMETRİK KİMLİKLENDİRME
22/5/2008 -Kategori: biyoteknoloji
BİYOMETRİK KİMLİKLENDİRME
Bir an için nüfus cüzdanınızın veya nüfus cüzdanı diye bir şeyin olmadığını düşünün. PIN numaralarını (şahsı tanımlayan numaralar) ve şifreleri modası geçmiş şeyler olarak hayal edin. Kimliğinizi nasıl ispat edeceksiniz? Yakın bir gelecekte bunlar ve bunlara benzeyen eski metotları artık kullanmayacağız! Bunların yerine vücudumuzdaki bazı bölgelere bakılarak kimliklendirme yapılacaktır.
Hayalen ahiret âlemine gidip herkesin yaptıklarının hesabını vermesi için ayrı ayrı nasıl tanınacağını bir düşünelim. Hiçbirimizin İlâhî ilimden uzak kalmayacak şekilde, vücutlarımıza çok sayıda kimlik bilgisinin nasıl işlendiğine kısaca bir göz attığımızda, Yaratıcımızın tahminimizden çok daha fazla sayıda mührünü taşıdığımızı göreceğiz.
Biyometri adı verilen bu yeni teknik; kişilerin kendilerine has fizyolojik Özelliklerinden faydalanılarak otomatik kimliklendirme yapmaktadır. En popüler biyometrik teknik, parmak izidir (fingerprint). Bu teknikte bir mercek yardımıyla parmak ucundaki çizgiler incelenir. İlk keşfedildiğinde çok uzun zaman alan bu iş. bugün geliştirilmiş bilgisayarlarla birkaç saniyede yapılmaktadır. Biyometrik kimliklendirmede, yüz özelliklerinin karşılaştırılması, ellerin geometrisinin incelenmesi, ses analizi ve iris (gözün renkli kısmı) analizi gibi testler yer almaktadır. Gerçekte bütün biyometrik âletlerin çalışma prensibi aynıdır. İlk olarak kayıtlar toplanır. Bu bir yüz imajı, bir dijital ses olabilir. Bu özellikler bir kod olarak sistemde saklanır. Gerektiğinde sistemdeki bir kod ile araştırılacak kişi hemen karşılaştırılır. Bu sistemler çok hızlı çalışırlar ve doğruluk oranları çok yüksektir. Bir günde binlerce karşılaştırma yapılabilir. Birçok Özelliği aynı anda inceleyen biyometrik sistemlerde doğruluk oranı % 100'lere yaklaşmaktadır. Bu sistem gelecekte hayalın çok farklı alanlarında kullanılacaktır. Meselâ: gelecekte bir robot trafik polisi sizi durdurduğunda sadece gözünüze bakarak sizi tanıyabilecekıir...
Biyometrik kimliklendirme sistemlerinde kullanılan bazı teknolojileri şöyle sıralayabiliriz:
Yüz teknolojisi: Parçaların toplamı, bütünden daha büyüktür. Bu sistem, vesikalık bir fotoğrafı incelemek yerine yüzdeki yaklaşık 50 kadar noktayı analiz eder. Yüzde değişik görevleri yerine getirmek için yerleştirilmiş burun, ağız. göz, kaş. çene gibi yerlere yerleştirilmiş bu noktalar, kalıp oluşturmada kullanılır. Buna göre bir bilgisayar programı gelişlirilir. Program yüzdeki hafif ifade değişikliklerini dikkate almayabilir. Fakat aynı kişinin ışık tonları farklı fotoğraflarını ise ayırt edebilir. Ancak ikizlerde biraz problem olmaktadır. Bununla beraber bıyık gelişimi, kilo alma gibi faktörler ikizlerde farklı olmaktadır.
Ses teknolojisi: Ses kimliklendirmesi en az güvenilir metot olmasına rağmen, yine de insan sesi davranışsal birimlerden oluşur. Ruhî duruma göre değişme özelliği vardır (hastalıklarda etkilenme olmaz). Ses frekansları saniyenin l/100"inde oluşur. Bu frekansların grafikleri çıkartılarak üç boyutlu imajlar oluşturulur. Sesler arası geçişler, konuşmanın en küçük birimleri özel şekillerle karekterize edilir.
Göz teknolojisi: Gözün renkli bölgesi olan iris tabakası, fibroz (lifli) dokudan oluşur ve göz bebeğinin büyüyüp küçülmesine göre değişir. Doğumdan önceki embriyonik dönemde cereyan eden özel farklılaşmalarla her insanın genetik birikimine göre gözündeki hususî iris deseni oluşur. Aynı insanın sağ ve sol göz desen kalıpları bile birbirinden farklıdır. Wavelet analiz tekniği ile irisin resmi, matematik dijital koda dönüştürülür. İriste ölçüm yapılabilecek 266 farklı karakter vardır. Bu özellikler üç adım öteden bir kamera ile incelene bilmektedir.
Bazen sistem yanlış eşleşmeler de yapabilmektedir. Buna rağmen iris taramaları en güvenilir biyometrik sistemdir.
El teknolojisi: Elin geometrik yapısı, parmakların ve kemiklerin boyutları üç boyutlu ortamda bir formüle göre ölçülebilmektedir. Elinizi bir tarayıcının üstüne koyduğunuzda, imaj sistemdeki tüm diğer el imajlarıyla karşılaştırılmaktadır. Yüz. parmak izi ve iris kimliklendirilmelerine göre çok hassas bir yöntem değildir. Elde yüzük olsa da sistem çalışmaktadır.
Dermatoglifîkler ve iz teknolojisi: El ve parmak uçlarımızdaki deri oymacıklarıyla yapılan kimliklendirmeler yerini daha hassas ve otomatik sistemlere bırakmaktadır. Termal Imaging sisteminde ısıdan faydalanılmaktadır. Parmak bir kompüter çip üzerinden geçirilir. Oluşan parmak-ısı imzaları okunur. Başka bir sistem de, parmak izleri tarafından emilen elektrik akımından faydalanmaktadır. Eskiden en iyi yollardan biri olan parmak izi usulünün tahtı, bu yeni tarama metotlarınca sallanmaktadır.
Her hücresi kudret kalemiyle dokunmuş çok değerli bilgiler ihtiva eden insan vücudunun her bir hücresinde bulunan DNA molekül zincirinin sahip olduğu şifre ise. 40 yıldan beri bilinmekte. Bu durumda hiç kimse tanınmaktan kurtulacağını ve kayıplara karışacağını ümit etmesin, bir tek hücremizin içindeki moleküller bile bizi bütün kimliğimizle deşifre edebilecek durumda. En iyisi hesap gününe iyi hazırlanıp, kimliğimizin ortaya çıkmasından endişe etmemenin yollarını aramak.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Biyoteknoloji
20/5/2008 -Kategori: biyoteknoloji
Biyoteknoloji, temel bilim buluşlarını kısa sürede yararlı ticari ürünlere dönüştürebilmesiyle bir anlamda kendi talebini de yaratabilir. Bu yönüyle de öteki teknolojilerden ayrılır. Örneğin sıcak su kaynaklarında yaşayan bakterilerin birinden elde edilen yüksek sıcaklığa dayanıklı bir enzim, günümüzde uygulama ve temel bilim çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olan PCR'nin önemli bir girdisidir. Biyoteknoloji uygulamaları; mikrobiyoloji, biyokimya, moleküler biyoloji, hücre biyolojisi, immünoloji, protein mühendisliği, enzimoloji ve biyoproses teknolojileri gibi farklı alanları bünyesinde toplar. Bu nedenle de Biyoteknoloji birçok bilimsel disiplinle karşılıklı ilişki içinde gelişir.
Moleküler biyoloji, hücre biyolojisi, genombilim alanlarındaki bilimsel ilerlemeler sonucu, dünyada özellikle sağlık ve tarım alanlarındaki biyoteknolojik uygulamalarda bir patlama yaşanmakta; “modern biyoteknoloji” ya da “yeni biyoteknoloji” olarak tanımlanan bu gelişmeler, insanlığa daha sağlıklı ve daha kaliteli bir yaşam için eşi görülmemiş fırsatlar yaratmaktadır. Gelişmiş ülkeler bu fırsatları hızla ekonomik faydaya dönüştürmeyi başarmış ve biyoteknoloji sektörü ekonomilerinin itici güçlerinden biri haline gelmiştir. Bugün benzer gelişmeler, Güney Kore, İsrail, Hindistan, Çin gibi ekonomisi büyümekte olan ülkelerde de yaşanmaktadır.
Türkiye'de Biyoteknoloji ve Gen Teknolojisi
Türkiye, dünyadaki bu gelişmeler karşısında henüz kararlı ve tutarlı bir tavır almamıştır. AB adaylığı ile ivme kazanan toplumsal değişim hareketi sağlık, tarım, hayvancılık ve endüstriyel üretim alanlarında “moleküler biyoloji bilimi” ve “yeni biyoteknoloji” alanlarını kucaklamak durumundadır. Bu alanlar için Vizyon 2023 çalışmasında belirlenmiş somut hedeflerin -öngörülen yol haritalarına sadık kalarak gerçekleştirilebilmesine bağlı olarak, Türkiye 20 yıl gibi kısa bir dönemde moleküler biyoloji, biyoteknoloji ve gen teknolojilerinde küresel bir güç haline gelme şansına sahiptir. Böyle bir güç, ülkemize, 21. yüzyılın teknolojisi olarak tanımlanan biyoteknolojide sadece insanımızın yaşam kalitesini yükseltmekle sınırlı olmayan, ekonomik ve teknolojik bir üstünlük kazandıracaktır. Ülkemiz bu güç ve üstünlüğün ilk işaretlerini 5-10 yıl gibi kısa bir sürede sağlık ve tarım sektörlerinde görmeye başlayacak; bu başarıların kazandırdığı ivme ile uzun dönemde daha iddialı ve kapsamlı hedeflere yönelebilecektir. Bu ana hedef doğrultusunda, teknoloji öngörü çalışmasında sağlık ve tarım alanları için belirlenen teknolojik hedeflere ulaşabilmek için, tüm bu faaliyetlerin temelinde yatan şu teknoloji alanlarına odaklanılmalıdır:
- Yüksek Ölçekli Platform Teknolojileri: Yapısal Genombilim, İşlevsel Genombilim,
- Transkripteomiks, Proteomiks, Metabolomiks
- Rekombinant DNA Teknolojileri
- Moleküler Tanı ve Tedavi: Hücre ve Kök Hücre Teknolojileri
- İlaç Tarama ve Tasarım Teknolojileri
- Terapötik Protein İlaç Üretimi ve Kontrollü Salım Sistemleri
- Biyoinformatik
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
