TERS LALE (Fritillaria imperialis)
10/6/2008 -Kategori: botanik
TERS LALE (Fritillaria imperialis)
Anavatanı Hakkari’nin dağları olan bu nadide ve narin bitki çiçeğini baharın ilk günlerinde açan soğanlı bir bitkidir. Çok yoğun ilgi çekmesi ve bilinçsizce il sınırlarından çıkarılmaları nedeniyle şimdilerde zaten endemik olma özelliğine bir türünün tehlikede olması da eklendi. Özellikle bu yıl kuraklığın kendini daha fazla hissettirmesi ters laleyi de etkiledi. Çiçekleri daha erken soldu, taç yaprakları önceki zamanlara göre daha soluk kaldı. Yani türünün devamı için önlem almanın da ötesinde tedbirler alınması gerekiyor artık.
Çiçeklerinin duruşundan dolayı ağlayan geline de benzetilmektedir. Baba evinden ayrılan gelinin başını eğmesi ve üzüntüsünden ağlaması aynen ters lalenin duruşuna benzemektedir.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KANAATKAR ÇÖL BEKÇİLERİ
22/5/2008 -Kategori: botanik
KANAATKAR ÇÖL BEKÇİLERİ
Bulunduğunuz beldeye sadece birkaç yıl yağmur yağmadığını bir düşününüz... Sonuç ne olurdu? Peki, yaklaşık 2000 türü olan kaktüs ailesi (Cactaceae) otuz yılda bir yağmur yağan, çok çetin ve kurak iklimlerde bile hayatlarını nasıl devam ettirebiliyorlar? Şili'nin kuzeyindeki Atacama Çölü'nde yaşayan bir kaktüs cinsi, yılda ortalama bir litre suyla nasıl idare edebiliyor acaba?
Kurakçıl Bitkiler
Biyologlar, kuraklığa gösterdikleri harikulâde uyum sebebiyle kaktüslere "kurakçıl bitkiler" adını verirler.
Kurakçıl bitkiler her türlü zorluğa katlanabilir ve yılın her devresinde tohum verebilirler. Su kaybetmemesi için diken şeklinde yaratılmış yapraklan, türe has hususî bir dizaynla, etli gövdelerin üzerine belirli bir geometri İle dizilmişlerdir. Kaktüs ailesi, her türlü özelliği ile apaçık olarak çetin iklim şartlarına dayanacak gerekli sistemlere sahip kılınmıştır. Bu sistem sayesinde bir su damlası bile israf edilmez.
Bilindiği gibi, kurak bölgelerde yağmur nâdir görülür, ama çiy ve sise bol rastlanır.
Kaktüsler sis dağılmadan ve buharlaşma başlamadan önce sis ve çiydeki suyu alabilmek için, dikenlerinin alt kısmında yer alan ve birer sünger görevi gören küçük tomurcuklardan faydalanır. Sünger tomurcuklarla çiy tabakasından emilen su, kaktüsün bütün dokularına iletilir.
Pompa Sistemi
Kaktüsler, su ihtiyaçlarını sadece süngersi tomurcuklardan sağlamaz. Hayatları için lüzumlu suyu özel bir pompa sistemiyle elde ederler. Toprağın derinliklerindeki suya hayli uzun kökleri ile erişirler. Bazen kaktüsün boyu 50 cm'yi geçmez iken, kökleri 18 m derinliğe kadar ulaşabilir ve bu kökler, çapı 12 metreyi bulan bir alana yayılır.
