Turk Bayrağı

HÜCRE

22/5/2008 -Kategori: sitoloji

1. HÜCREYE AİT GENEL ÖZELLİKLER

Hücre terimi ilk kez 1665'te Robert Hooke tarafından kullanılmıştır. Hooke, basit bir mercekle

incelediği şişe mantarındaki bal peteğini andıran boşluklara "Cellula" isimini vermiştir.

Robert Brown (1831) orkide yaprak hücrelerini incelemiş ve her hücredeki nukleusu keşfetmiştir.

1838 yılında Botanikçi Matthias Schleiden, 1839 yılında Zoolgo Theodor Schwann daha önce

başlatılan araştırmalar doğrultusunda hücre teorisine son şeklini vermişlerdir. Bu teoriye

göre, tüm canlılar hücrelerden oluşurlar ve bağımsız olmalarına karşın birlikte görev yaparlar.

Schwann'dan sonra ise "her hücre başka bir hücre bölünmesinden oluşur" diye düşünülerek

üreme olaylarına yönelinmiştir.

Purkinje (1839) ve Hugo V.Mohl (1846) hücrenin içini dolduran ara maddeye protoplazma adını

vermişlerdir. Strasburger ve arkadaşları ise 1875 yılında nukleus bölünmelerini incelemişler

ve önemli katkılarda bulunmuşlardır.

Günümüzde ise özellikle son on yılda özel teknikler kullanılarak hücrenin moleküler yapısı ile ilgili

araştırmalar yardımıyle hastalığın tanısı yapılmaktadır.

İnsan gövdesi hücreler, hücrelerarası madde ve çeşitli sıvılardan oluşmuştur. Hücreler biraraya

gelerek dokuları, dokular birleşerek organları, organlar ise sistemleri oluşturur. Sistemler

topluluğundan da insan bütünlenir. Böylece herbir hücre, belirli bir sistem içinde özel bir görev

üstlenerek canlıdaki yerini alır.

Hücrelerin yaşama süresince görülen değişiklikler bölünme, farklılaşma, büyüme, gerileme ve

ölüm evresi şeklindedir. İnsan gelişiminin ilk basamağında döllenme ile oluşan zigot yeni bireyi

oluşturacak tüm güce sahiptir. Embriyoner Potens adını verdiğimiz bu güç, zigotun ilk bölünmesi

ile çözülmeye başlar.

Birbiriyle iç içe gelişen üç temel olay yeni bireyin gelişmesini sağlar. Bu olaylar çoğalma (profirasyon)

farklılaşma (diferansiyasyon) ve göç etme (migrasyon)dir. Bu üç temel olay sonucunda

canlıda yaşam süreleri, çoğalma yeteneği, büyüklük, şekil ve işlevleri yönünden çok farklı

hücre tipleri ortaya çıkar.

Canlı organizmayı oluşturan hücrelerin yaşam sürelerinde ve çoğalmalarındaki çeşitlilik dikkat

çekicidir.

Örnek olarak, santral sinir sisteminin bazı hücreleri bir insan ömrü kadar uzun yaşayıp hiç bölünmezler.

Mide-barsak kanalının bazı hücreleri ise kısa ömürlü olup bölünürler.

Canlı vücudunda hücrelerin sadece gerektiğinde ve uygun yerde bölünmeleri, tam olarak çözümlenememiş

olan, etkin kontrol mekanizmaları ile sağlanır.

Hücre bölünme kontrolünün ortadan kalkması sonucunda ya kanserlerde olduğu gibi aşırı hücre

çoğalması ve buna bağlı hızlı hücre ölümleri, ya da hücre bölünmesinin yavaşlamasına bağlı

doku kayıpları görülecektir.Yetişkin bir insanda, kan hücreleri dışında yaklaşık 1013-14 kadar

hücre bulunmaktadır. Sayıları oldukça fazla olan bu yapı birimlerinde büyüklük açısından

farklar da gözlenir. Örnek olarak, insanın en büyük hücresi dişi yumurta hücresi (=ovum) olup

200 μ büyüklüğündedir. Beyincikte 4 μ büyüklüğünde hücrelere rastlanırken beyinde piramidal

hücreler 150 μ'a varan büyüklüktedir. Bu örnekleri genişletebiliriz. Hücre büyüklüklerinin canlıların

büyüklüğü ile ilgisi yoktur. Vücut büyüklüğü hücre sayısına bağlıdır. Örnek olarak; farenin

karaciğer hücresi ile filin karaciğer hücresi hemen hemen aynı büyüklüktedir. Dış görünümleri

incelendiğinde her hücrenin belirli bir biçimi, büyüklüğü ve ağırlığı tanımlanır. Hücrenin kimyasal

birleşimi %75-80 su, %15 protein (yapı proteinleri, enzimlen, aminoasitler) %3 yağ ve %1

elektrolitlerden oluşmuştur. Hücrenin şekli sitoplazma akıcılığı, yüzey gerilimleri ve komşu

hücrelerden gelen basınç etkisi ile değişmektedir. Hücrelerin erken gelişim dönemlerindeki

şekli yuvarlaktır. Organizmada Şekil 2.2'de örneklerini gördüğünüz şekilde, yuvarlak şeklini

koruyan hücreler olmakla beraber, yassı, prizmatik, armutsu, piramidal ve kübik şekilli hücreler

de bulunmaktadır. İnsan vücudunda 200 çeşidin üzerinde hücre tipi vardır. Bunlar epitel dokusu,

bağ dokusu, kas dokusu, kemik dokusu ve sinir dokusu gibi dokularda yer alırlar. Dokularda

çeşitli hücre tiplerini birarada görmek de mümkündür.

Hücrelerin yeri, biçim ve işlevi ne olursa olsun hücreler hücre zarı, sitoplazma ve çekirdek olmak

üzere üç temel yapıdan oluşur

2. HÜCRE ZARI

Hücre zarı hücreyi bulunduğu çevreden ayıran bir yapıdır. Hücreyi kesintisiz kuşatarak hücreye

şekil kazandırır. Hücre zarı, hücre membranı ya da plazmalemma olarak da isimlendirilir.

Besinlerin hücre içine alımında, iyonların geçişinde ve hücrenin kendi ürünlerinin dağıtılmasında

hücre zarı çok seçici bir filtre görevi oluşturmaktadır. Bu şekilde hücre içi ortamı ile dış ortam

arasında iyon yönünden dinamik bir denge oluşmaktadır.

Tüm biyolojik membranlar, hücre membranı ve organel membranları lipid ve protein moleküllerinin

nonkovalent bağlanması ile oluşmuşlardır. Lipid ve protein molekülleri membraniçinde

sürekli hareket halindedir. Hücre zarının kalınlığı, hücreden hücreye değişir ve yaklaşık 75-

100 oA kalınlığında olduğu belirtilmektedir. Elektron mikroskobu (TEM) ile incelendiğinde

hücre zarı Şekil 2.3'de şematize edildiği gibi iki koyu çizgi ortasında açık bir çizgi şeklinde görülür.

Hücre zarının moleküler yapısı bir baş ve iki tane kuyruk kısmı olan üç tip membran lipidi ile aralarında

değişik düzende yerleşmiş protein moleküllerinden oluşmuştur Membran lipidleri; fosfolipid (en çok bulunan lipid tipidir) kolesterol ve glikolipiddir. Hücrenin en

dış yüzeyinde ayrıca negatif yük oluşturan kompleks şeker zincirleri yer alır. Bu yapı hücrelerin

birbirlerini tanımasına yardımcıdır

Nedenlerden birisi lipid moleküllerinin özel karakteridir. Bu moleküller sıvı bir ortamda hücre dışında

bile çift tabaka oluştururlar.

Hücre zarı hücrelerin işlevlerine uygun olarak bazı özel şekiller kazanırlar. Bu şekillere hücre

yüzey farklılaşmaları denir. Yüzey farklılaşmaları ile ilgili geniş bilgileri epitel dokusunda göreceksiniz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır
« Önceki - Sonraki »

Arayan Biyolog

Güncel bilimsel gelişmeler ve olaylar ışığında evrene bakış ve yorumlar.

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro