YERALTININ ÇIPLAK İŞÇİLERİ; KÖSTEBEKLER (Heterocephalus glaber)

YERALTININ ÇIPLAK İŞÇİLERİ; KÖSTEBEKLER (Heterocephalus glaber)

Doğu Afrika'nın sert topraklarında, uzunlukları kilometrelere varabilen dar tünellere rastlanılır. Bu tünelleri kazan hayvanları ilk görüp tarif edenler, onları kılıç kadar keskin dişleri olan sosislere benzetmişlerdir. Bugün bizler bu hayvanları kılsız veya çıplak köstebekler (Heterocephalus glaber) olarak adlandırıyoruz. Bu çıplak, pembemsi ve keskin dişleri olan kemirgenler sadece görünüş olarak değil aynı zamanda hayat tarzları ile de tabiat bilimcilerinin ilgisini çekmişler ve hâlâ da çekmektedirler. Bu hayvanların hayat şekli memelilerden daha ziyade sosyal böceklere benzemektedir. Kılsız köstebekler eusociality olarak bilinen "gerçek bir sosyal hayat biçimi" gösterirler. Bu tip eusociai hayat biçimi sergileyen canlıların üç temel özelliği bunlarda da vardır: 1. Gruplar hâlinde beraberce yaşarlar. 2. Grup üyelerinin sayısı birkaç düzineden yüzlere kadar ulaşabilir.

3. Üreme hâdisesi grup içinde sadece bir veya ençok birkaç üyeye ait bir Özelliktir ve doğan yavrular diğer üyelerce sanki kendi yavrularıymış gibi korunur ve gözetilirler. 1980'li yıllara gelinceye kadar bilim adamları eusociality dediğimiz hayat şeklini sadece bal arıları ve termitler gibi böceklere ait bir hayat tarzı olarak kabul ediyorlardı.

1981 yılında kılsız köstebeklerin hayat şekillerinin keşfi ile bu anlayış kökten bir değişikliğe uğradı. Bu hayvanların bilim adamlarınca tespit edilmiş, bazı özellikleri çok kişinin ilgisini çekecek mahiyettedir.

Çıplak köstebekler, gruplar hâlinde yaşayan ve ancak grup içerisinde üreyebilen. sadece bir veya birkaç dişi üyeye sahip hayvanlardır. Grup üyelerinin sayısı 75 ile 80 civarında olabileceği gibi bazen 250'ye kadar da varabilir. 26 farklı grup arasında yapılan araştırmalarda dişi üye sayısına nazaran 1,4 kat daha fazla erkek üye olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dişi üyeler arasında üreme her dişiye ait bir özellik değildir. Bu sayede köstebeklerin nüfusu çok mükemmel bir sistemle kontrol edilir. Bu öyle bir sistemdir ki, asla zayıf ve âciz, ilimden yoksun köstebeklerin kendisine verilemez. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki sunî lâboratuar ortamında (sunî tünellerde) yaşatılan gruplardan % 89'u ve tabiî tünellerde yaşayan gruplardan % 93'ü. üreyebilme kabiliyetine sahip sadece tek bir dişi üyeye sahiptir. Bu üye grubun kraliçesidir. Kraliçe sağ olduğu müddetçe diğer dişi üyeler doğum yapamazlar. Eğer kraliçe herhangi bir sebepten dolayı ölecek olursa, bilemediğimiz bir mekanizmayla harekete geçen hormonal değişiklikle, dişi üyelerden birisinin üreme organı gelişir ve kraliçenin yerini alır. Kraliçenin yılda dört veya beş defa hâmile kalarak doğum yapması mümkündür. Doğum başına ortalama yavru sayısı, grubun işçi ihtiyacına bağlı olarak çok mükemmel bir âhenkle değişir. Yaklaşık doğum başına ortalama 14 yavru düşer. Gözlemler sırasında bilim a-damları gruplar içerisinde bir kraliçenin bir doğumda 27 yavruya kadar doğurabildiğini ve bir yılda tam beş doğum yaparak gruba 108 yeni işçi üye kattığını tespit etmişlerdir.

 

Çıplak köstebeklerin diğer bir özelliği de kılsız olmalarına rağmen vücut sıcaklıklarını çevre sıcaklığına göre ayarlamaları için çok hesaplı bazı davranışlar göstermeleridir. Yaşadıkları yer altı ortamlarının sıcaklığı genelde fazla değişmez. Yerin yaklaşık 50 cm altında kazdıkları tünellerin sıcaklığı 30 °C civarındadır. Vücut sıcaklıklarını belli bir ısıda tutabilmek için kışın tıpkı koyunlar gibi bir araya gelerek ısılarını muhafaza etmeyi öğrenerek dünyaya gelirler. Köstebekler muazzam kazıcılardır. Yaklaşık bir ay içerisinde bir grubun 200 metre uzunluğunda bir tünel kazabildiği tespit edilmiştir. Bu tünelin kazısı sırasında yaklaşık 350 kilogram toprağın 40 farklı tünel ağzından dışarı boşaltıldığı gözlenmiştir. Tünellerin toplam uzunluğu üç kilometre civarında olup 20 adet futbol sahasının kaplayabileceği bir alana yayılmıştır. Tünellerin kazımı akıl almaz bir iş birliği ile yapılır. Hayvanlar tünel içerisinde birbiri ardınca dizilirler. Grubun en kuvvetli iki üyesi sıranın en başında ve en sonunda yer alır. En baştaki üye toprağı kazmakla görevlidir. Sıradaki diğer üyelerse ayaklarını kullanarak toprağı geri itelerler. Sıranın en sonundaki üye toprağı çok güçlü bir ayak hareketi ile dışarı boşaltır. Tünel kazılmasının birinci sebebi kendilerine yuva inşa etmek, ikinci sebebi de yiyecek bulabilmektir. Bu hayvanlar şeker ve nişasta muhteviyatı yüksek olan bitki köklerini yiyerek beslenirler. Su ihtiyaçlarını da bazı bitkilerin köklerinde depoladıkları sudan giderirler.

İnsanları idare eden liderlerin en önemli özelliklerinden birisi kişileri gücüne ve kabiliyetine göre uygun bir işte istihdam etmektir ve çoğu idareciler bu işi başaramazlar. Bu akılsız ve şuursuz hayvanlarda ise işler, erkek ve dişi üyelerin gücüne ve kabiliyetine göre paylaştırılır. Doğurgan olmayan dişi üyelerin temel vazifesi yeni doğmuş yavruların temizlenip beslenmesine yardımcı olmaktır. Aynı zamanda bazı dişilerin tünellerin korunmasında görev aldığı da görülmüştür. Güçsüz ve küçük üyeler çoğunlukla tünellerin muhafaza edilmesinde, toprak taşınmasında, yiyecek naklinde ve tünellerin temizlenmesinde görev alırlar. Büyük ve güçlü üyeler vakitlerinin çoğunu dinlenerek ve uyuyarak geçirirler, ilk bakışta bu bir adaletsizlik gibi görünse de yapılan çalışmalar güçlü hayvanların grubun dışa karşı savunmasında görev aldığını göstermiştir. Meselâ, kılsız köstebeklerin bir numaralı düşmanı olan bir yılan tünele saldıracak olsa güçlü ve yapıca büyük olan köstebeklerin ön plâna çıkarak yılanın tünele girmesini önlediği ve güçlü ayaklarını kullanarak toprağı sanki bir bomba misali yılanın yüzüne püskürterek yılanı tünelin dışına çıkmaya zorladığı gözlenmiştir. Ayrıca, büyük köstebeklerin gruplar arası kavgalarda da ön plânda oldukları görülmüştür.

Köstebekler arası iletişim, grubun birliği ve sistemin ahengi için oldukça gereklidir. İletişim temelde kimyevî olarak, dokunarak ve sesle olmak üzere üç tip sinyal ile sağlanır; bilim adamları sadece kraliçenin yaklaşık 17 farklı ses tonu kullanarak grubu savunma yapmaya, saldırmaya veya çalışmaya davet ettiğini tespit etmişlerdir. Bazen grup içinde üyeler arasında anlaşmazlıklar çıktığı gözlenir. Bu tip anlaşmazlıklar genelde kraliçenin müdahalesi ile sona erer. Kraliçe grup içerisindeki en aktif ve en korkulan üyedir. Gruptaki tembel olan üyeler çoğu zaman kraliçe tarafından itilerek ve ısırılarak çalışmaya sevk edilir. Özellikle yeni yiyecek kaynağı tespit edildiğinde kraliçenin sertliğinin daha da arttığı görülür. Sanki yiyecek temini için çalışmak varken oturmak da ne oluyor dercesine. tembel üyeleri yeni bulunan kaynaklar üzerinde çalışmaya sevk eder.

Bu hayvanların diğer bir ilginç özelliği de başka gruplardan gelip de gruba katılmaya çalışan üyelere hoşgörü göstermeyişleridir. Eğer başka bir grup üyesi diğer grubun tünel sistemine girecek olursa, hemen itilip kakılarak tünel dışına çıkarılır. Eğer farklı iki grubun kazdıkları tüneller bir noktada çakışacak olursa, gruplar arasında büyük bir çatışma olur ve tünellerin arası toprakla doldurulup kapatılana kadar bu çatışma devam eder.

Bilim adamlarınca bu hayvanlar üzerinde yapılan yoğun çalışmalar devam etmektedir. Daha nice bilinmeyenleri içinde barındıran hayvanlar âlemindeki davranışlar, her keşifle bizleri bir kez daha büyülemekte ve yeni yeni düşüncelere sevk etmektedir.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !